Veli Bilgilendirme Sistemi Français English
12.11.2018
Haber

10 Kasım Bülteni

10 Kasım;

Ülkemizin diriliş destanının kahramanı, Kurtuluş Savaşı’mızın Başkomutanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Türk toplumunun insanca ve çağları aşan bir yaşam kurmasını amaçlayan devrimlerin mimarı, bilimsel ve akılcı dünya görüşünün Başöğretmeni, Meşalemizin ışık kaynağı Yüce Önderimiz Atatürk’ün fani bedeninin ebediyete, eserlerinin ölümsüzlüğe ulaştığı gündür.

Geçen 80 yılda Atatürk’ün, Cumhuriyet Değerlerinin, İlke ve Devrimlerin taşıdığı anlam ve barındırdığı evrensel öz, bir bütünlük içerisinde kavranamadı, gerektiği ölçüde anlaşılamadı.

Mustafa’dan Kemal’e, Mustafa Kemal Paşa’dan Atatürk gerçeğine ulaşma yolunda derinleştiğimizde karşımıza önce aşkları, tutkuları, hataları, zaafları, hırsları, hedefleri olan bir insan sonra bütün bu insani özelliklerini geniş kitleleri etkileyen öngörüsü, zekası, kararlılığı, cesareti ile kahramana dönüştüren bir başkomutan, bir başöğretmen, bir devrimci, bir dahi yani bir önder çıkar. O önderi ulusu ile buluşturan şu manzara çıkar:

Yanmış, yıkılmış savaş meydanları, Ateşler içinde bir ülke, Toprakları işgal edilmiş, parçalanmış, emperyalist güçlere teslim edilmiş bir millet, Yokluk, sefalet ve açlıktan çaresiz kalmış Anadolu Halkı, Genci, yaşlısı, erkeği, kadınıyla cepheden cepheye koşan bağımsızlık tutkunu bir toplum, İşgalcilerle işbirliği yapan yeteneksiz yöneticiler, hainler, Yüzyıllardır üç kıtaya hükmeden bir imparatorluğun çöküş çığlıkları..

Tarihin yazgısını değiştirecek bir kurtarıcı; hasta, yorgun düşen bu milleti şahlandıracak, yaralarını saracak bir lider gerekliydi. Bu lider Anadolu’nun bağrından bir güneş gibi doğdu. İnançlıydı, cesurdu, kararlıydı. Kimsenin görmediğini görür harekete geçerdi. Uzattı ellerini, zekasına kattı yüreğini birleştirdi yurdumun insanlarını işgalcilere ve vatan hainlerine karşı. O artık ulusunun Mustafa Kemal Paşa’sı olmuştu. Özgürlük ve bağımsızlık onun karakteriydi. Gücünü yalnızca halkından alan laik, çağdaş, özgür bir ülke idealini eşsiz dehası ve öngörüsü ile birleştirerek arkasında genç ve zinde bir Cumhuriyet bıraktı. Sürekli geliştirip çağın koşullarına uyarlanabilecek dinamik devrimler bıraktı.

O halde; Atatürk’ü anlamak bir varoluş kavgasının adıdır. Bu kavga yoksulluğa, gericiliğe, cehalete, tutsaklığa, dönekliğe karşı yapılan kavgadır. Atatürk’ü anlamak dünü bilmek, bugünü yaşayabilmek, yarını görebilmektir.

Atatürk’ü anlamak, onu her yönüyle değerlendirmektir. O’nun gösterdiği yöne hep birlikte bakabilmektir. Çağdaş uygarlık yolunda ilerlemektir.

Birer Mustafa Kemal olabilmektir.

Atatürk’ü iyi anlamak, sadece O’nun şahsına yönelik övücü konuşmalar yapmak, sevgi sözcükleri kullanmak değil, O’nun milletinden ne istediğinin bilincine varmak, fikirlerini ve ideallerini hayata geçirmek demektir. O’nun düşünce ve ülküsünü yaşatmaktır. Ortaya koyduğu felsefeden ilham almaktır. Atatürkçülük yolunda hepimize ayrı ayrı sorumluluklar düşmektedir. Bu yolda göstereceğimiz çabalar, yapacağımız fedakarlıklarla yeni nesiller gurur ve onur duyacakları bir Türkiye Cumhuriyet’inde yaşayacaklardır.

Mustafa Kemal Atatürk’ü sevmek; Atatürk’ü vatan ve namus bilmektir. O’nu fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bir gençlik gibi sevmektir. Bağımsızlığı ve özgürlüğü sever gibi sevmektir. Cumhuriyeti, devrimciliği, laikliği sever gibi sevmektir. Mustafa Kemal Atatürk’ü sevmek, Antiemperyalizmi sever gibi, Sömürgeciliğe karşı duranları sever gibi,

Türkiye’nin dağlarını, ovalarını, çınarlarını, çiçeklerini, bozkırlarını, bataklıklarını, denizlerini, havasını sever gibi, çocuklarımızı sever gibi, insanları, doğayı sever gibi, dünyayı, iyiyi, doğruyu, güzeli sever gibi, sevmektir.

Mustafa Kemal Atatürk’ü sevmek, O’nun gibi, Memleketin halini, ihtiyaçlarını, elemlerini, kederlerini, emellerini bilmek, derdine derman olmaktır.

Mustafa Kemal Atatürk’ü sevmek; Türkiye’yi bilimde, teknolojide, eğitimde, sağlıkta, adalette, emekte gelişmiş, çalışanın kazanacağı, eşit, kardeş, özgür insanların yaşadığı ülkelerin düzeyine getirmektir.

Mustafa Kemal Atatürk’ü sevmek; onun gibi hedef koymak, gerektiğinde geri çekilmek, yenilgilerden ders alarak büyük zaferlere ulaşmaktır. Evet, Atatürk dünyada benzerine az rastlanır bir liderdir. Ama çok olursak, O’nun fikirlerini çoğaltırsak Türk milleti bağrından, O’nun izini süren yüzlerce, hatta binlerce Atatürk çıkaracaktır.

Atatürk’ün dediği gibi;

İlke ve devrimlerine, cumhuriyetin kazanımlarına, laik ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ne, sosyal hukuk devleti ilkesine, demokrasiye gönülden bağlı, milli birlik ve bölünmez bütünlüğe sahip çıkan, tarihini, öz değerlerini iyi bilen, evrensel değerleri, bilimin, aklın bütünlüğünü benimseyen, eleştirel düşünce sistemine sahip, bilgiye ve düşünceye saygılı, toplum ve ülke sorunlarına duyarlı, insan haklarına saygılı, sorumluluklarını en iyi biçimde yerine getiren, yurttaşlık bilincine sahip bireyler, gençler, evlatlar yetiştirdiğimiz sürece,

O, hep yaşayacak ve yaşatılacaktır.


Türkan DİNGAZ
İlköğretim Kurumları Müdürü

En az 1024x1280 çözünürlük, Chrome tarayıcı tavsiye edilir.
TED Bursa Koleji Bilgi İşlem Departmanı © 2010-2014